top
logo

Kitap Köşesi

Giriş Formu

"Giriş Formu"nu kullanarak kayıt olduktan sonra, beliren "Kullanıcı Menüsü"nden alıntı ya da özgün yazıları sitemize yükleyebilirsiniz. Üyelerimizin, "Videolar" bölümümüz- den, sitemize video yüklemesi de mümkündür.



Yazılara ve videolara yorum eklemek, değerlendirme puanı vermek için üye ya da kayıt olmanız gerekli değildir.

Kullanıcı Menüsü

Anket

AKP'nin anayasa değişikliğine neden 'Hayır' diyorsunuz?
 

Ayın Sorusu

Marx'ın 1871 Paris Komünü'nü değerlendirdiği eserin adı nedir?
 

Bulmacalar


Aktüel/Kısa Yazılar:
Anasayfa AKTÜEL/KISA YAZILAR Hatırlatma: 1 Mayıs Neden Tatil Günü İlan Edildi?..
Hatırlatma: 1 Mayıs Neden Tatil Günü İlan Edildi?.. Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
Aktüel/Kısa Yazılar Bölümü - Aktüel/Kısa Yazılar Kategorisi
Pazartesi, 12 Nisan 2010 20:06

Mahmut Boyuneğmez

   

Bu yazı 27.04.2009 tarihinde yazıldı. Yazıdaki fikirlerin geçerliğini yitirmediği kanaatindeyim. Ayrıca, 2010 1 Mayıs’ı öncesinde yazının okunmasının faydalı olacağı inancındayım. Çünkü bu 1 Mayıs’ta Taksim alanındaki kutlamaya yandaş sendikaların katılımı istenmekte, fakat Türkiye solunun 1 Mayıs alanına rengini çalmasının engellenmeye çalışılacağı görülmektedir. 1 Mayıs kutlamaları, bu yıl değilse de gelecek yıllarda, tıpkı Newroz kutlamalarında olduğu gibi, protokoler katılımla gerçekleştirilen merasimlerle anlamından uzaklaştırılmaya ve denetim altına alınmaya çalışılacaktır. Türkiye solunun, KESK ve DİSK’in bu eğilimi görmesi ve oyuna gelmemesi gerekmektedir. Arzuladıkları, solun organizasyonunda, politik içeriğinde ve katılımda belirleyiciliğinin/ağırlığının olmadığı 1 Mayıs kutlamasıdır. Dolayısıyla istedikleri, 1 Mayıs kutlamalarının, hükümet, polis, valilik, yandaş sendikalar ve basın-yayın gibi aktörlerin işbirliği ve koordineli çabasıyla denetim altına alınmasıdır.

  

Cevaplanması gereken iki soru var. 1 Mayıs neden tatil günü yapıldı ve neden bu yıl?.. Bu soruların cevabını ararken, 2009 yılında Türkiye’deki siyasal arenaya, sınıflararası mücadelenin şimdiki durumuna ve geleceğine odaklanmak gerekiyor. Bir de sınıflararası mücadelenin belli başlı aktörlerine...

   

Bir: 1 Mayıs’ın ücretli tatil günü olması, Türkiye solunun ve sendikaların uzun zamandır bir mücadele başlığı olarak gündemlerinde tuttukları bir konudur. Ancak bu konu, Türkiye solunun ve sendikaların, bir süre dillendirdikten sonra, son yıllarda etkili bir biçimde sahiplenmediği ve sıradan bir slogana dönüşmesine engel olamadığı bir mücadele başlığıdır. Sendikaların bu konuda ısrarcı olmadıkları, 1 Mayıs’a doğru giderken bunu bir mücadele başlığı olarak sendikalı işçiler arasında bile yeterince işlemedikleri açıktır. 1 Mayıs’ın ücretli tatil günü sayılması konusunda, toplumda genel bir duyarlılık ve bilinç oluşumu yarartılamamıştır. AKP hükümeti, 1 Mayıs’ın tatil günü sayılması konusunda toplumun sağduyusunda kendine alan açamamış Türkiye solunun elindeki önemli bir mücadele başlığını boşa çıkarmış, anlamsızlaştırmıştır. Bu mücadele başlığı, Türkiye solunun elinden almıştır.

   

İki: Türk-İş’e bağlı Tez-Koop İş sendikasının, 1999 yılında TMMOB’la ve 2007 yılında EMO’yla yaptığı toplu iş sözleşmesinde, 1 Mayıs tatil günü olarak belirlenmiştir (http://arsiv.sol.org.tr/index.php?yazino=8684). Bu toplu iş sözleşmesindeki ilgili maddenin emsal oluşturma potansiyeli vardır (bu toplu sözleşmelerin çok az sayıda emekçi için geçerli olması durumu değiştirmez). Diğer sendikaların, istemeseler de, toplu iş sözleşmeleri sürecinde gündemlerine bu konuyu almaya eninde sonunda zorlanacakları düşünülmelidir. AKP hükümeti, bu konuda dikkate alınır fiili bir gelişme ve kazanım olmadan, Türk-İş yönetimini ve kendini rahatlatacak adımı atmıştır.

   

Üç: Her ne kadar Türkiye solu yeterince güçlü değil, işçi sınıfının sendikal örgütlülüğü dibe vurmuş ve alabildiğine parçalanmışsa da, içinden geçmekte olduğumuz ekonomik bunalım süreci, işçi sınıfında, solun müdahale edebileceği, kısmi kıpırdanışlara ve hareketlenmelere yol açabilecek bir potansiyel taşımaktadır. Burjuvazi adına siyasal akla sahip aktörlerin, tek başına işçi sınıfının örgütsüzlüğüne, parçalanmış sendikal ve mesleki örgütlülüğe güvenmesi, yalnızca gerici sendikal örgütlerin emekçilerin bir bölmesi üzerinde oluşturduğu kısmi kontrole bakıp rahat davranması beklenmemelidir. Devletin, sınıf mücadelesinin bugünkü zayıf durumunu veri alıp, 1 Mayıs’ın tatil günü ilan edilmesi konusunda, mutlak bir rahatlık içinde adım attığı düşünülemez. Her ayrıntısı düşünülmüş planlı bir adım olmasa da ve geleceği mutlak bir biçimde öngörüp karar almış değillerse de, 1 Mayıs’ın resmi tatil günü ilan edilmesi, geleceğe dönük bir tedbirdir. Öncesi ve sonrasıyla bir mücadele günü olan 1 Mayıs’ın tek bir tatil gününe sıkıştırılıp, bayramlaşma havasında kutlanması arzulanmaktadır. Bu konuda özellikle Türk-İş, Hak-İş ve belki gelecek yıllarda da Kamu-Sen ve Memur-Sen üzerine düşeni yapacaktır. Devletlü bakanların da katılım göstereceği protokoler gösteriler, meşru sayılacak; bunun dışında kalan miting ve eylemler ideolojik kodlamalarla gayrı-meşru bir konuma itelenmeye çalışılacaktır. Kısaca, 1 Mayıs’ların kontrol altına alınması istenmektedir.

   

Ancak, sınıflar arası mücadelede herhangi bir siyasal aktörün gelişecek süreçleri mutlak denetim altına almasının imkânsız olduğu belirtilmelidir. Burjuvazi adına atılacak adımların, alınan kararların, beklenen ve istenen sonuçlardan farklı sonuçlar doğurabileceği, işçi sınıfı ve sol siyasal partiler tarafından açığa çıkan olanakların değerlendirileceği de unutulmamalıdır. 1 Mayıs’ın tatil günü olması nedeniyle, düzenlenecek tek ve güçlü gövde gösterisine katılımın daha da artacağı olgusu, bir-iki ay öncesinden ülke ve işçi sınıfı içerisinde oluşturulacak güçlü ve gerçek bir politizasyonla birlikte düşünüldüğünde, değerlendirilmesi gereken bir olanaktır. İşte bu yüzden, 1 Mayıs’ın siyasal anlamının içini boşaltmaya dönük her girişim, artık titizlikle mahkûm edilmelidir. Bu girişimlere, bakanların “törenlere” katılması, panayır havasının yaratılması, 1 Mayıs günü miting alanında polisin salatalık satışlarını organize edişi, eşcinsellerin yürüyüşe katılması, organizasyonlara siyasi partilerin katılmamaya çalışılması gibi unsurlar dâhildir. Bu girişimlerin sayısının önümüzdeki yıllarda daha da artması ve çeşitlenmesi olasıdır.

   

Dört: Önümüzdeki dönem devletin yeniden yapılanması devam edecek, anayasada değişiklikler yapılacak, yönetişim modeline geçiş gündeme gelecekse, kamu personel rejimi değiştirilecek, emekçilerin hakları daha da tırpanlanacak, emperyalist ülkelere bağımlılık derinleştirilecek, Kürt sorununda ABD’ci çözüm devreye girecekse, toplumsal muhalefet ve direnç odaklarının gelişmemesi, varolanların da törpülenmesi gayreti sermaye sınıfı adına gereklidir. Alevilerin, kürt hareketinin sistem açısından sorun oluşturmayacak bir konuma yöneltilmesi ve siyasal bir kriz dinamiğine dönüşmemesi için atılacak adımların yanına, işçi sınıfının siyasallaşmasını engelleyen mevcut düzeneklere ek başka düzenlemelerin yaşama geçirilmesi ihtimali de konulmalıdır. İşçi sınıfının örgütlenmesi ve siyasallaşmasının önünde şu anda, zaten yeterince engel olduğu doğruysa da, sınıflar arası mücadele dinamik bir karakterdedir ve seyri değişkendir. Her verili anda, sermaye sınıfı ya da işçi sınıfı adına yapılacak yeni işler, görevler vardır. Yıl 2009 ve 1 Mayıs’ın tatil günü ilan edilmesiyle, ne amaçlandığından çok bunun neye yarayacağı, önümüzdeki dönemde giderek netleşecektir.

   

Beş: Hükümet sözcüsü Cemil Çiçek’in 2008 1 Mayıs’ı öncesi, ekonomik büyüme devam ederken, “1 Mayıs’ı tatil yaparsak, trilyonlarca lira zarar ederiz” mealindeki sözleri anlamlıdır. Bu akıl, sermaye sınıfının aklıdır. Şimdi 2009 yılında, ekonomik bunalım ortamında, patronlar işçileri kitlesel biçimde işten çıkarırken, 1 Mayıs’ın tatil ilan edilmesi, ekonomik bunalım sürecinin mantığına ve patronların sınıf çıkarlarına aykırılık oluşturmamaktadır.

  

27.04.2009
 

Yorumlar  

 
#1 Kemal 2010-05-02 22:35
Bu ne sağlam bir öngörü! soL haber portalında Mesut Odman yeni ayıkmış. Mahmut Boyuneğmez'in yazdıklarına benzer şeyler yazmış, Mesut bey. Bugün okuduğum "Kimin 1 Mayıs'ı" adındaki yazının adresi şöyle: http://haber.sol.org.tr/yazarlar/mesut-odman/kimin-1-mayis-i-27678. İsteyen karşılaştırabil ir. Fakat Mahmut beyin analizi gerçekten övgüyü hak ediyor. Yazınız için sizi kutluyorum.
Alıntı
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile


bottom
top

En Çok Görüntülenenler

Son Yazılar

Seçki

Ziyaretçi Dağılımı


Günlük Coğrafi Dağılım


İçerik Tıklanma Sayısı

İçerik Tıklama Görünümü : 57706

Kimler Sitede

Şu anda 28 konuk çevrimiçi
feed-image Yazı Aboneliği
< Nisan 2010 >
Pz Sa Ç Pr Cu Ct Pz
      1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30    

bottom

2009 - MAR . Sitemizdeki orijinal yazılar kaynak gösterilerek kullanılabilir.

Internet Explorer kullanımında sitemizin görünümünde bozulmalar oluşmaktadır. Firefox kullanımında bu sorun yaşanmamaktadır.

Powered by Olark

MAR araç çubuğunu buradan da indirebilirsiniz. MAR araç çubuğuna tıkla, indir, kullan!.. soL haber portalı, haberveriyorum.net, insanokur.org, tankitabevi.com ve siyasetkahvesi.com'dan haber/yazı akışlarını içerir.