top
logo

Kitap Köşesi

Giriş Formu

"Giriş Formu"nu kullanarak kayıt olduktan sonra, beliren "Kullanıcı Menüsü"nden alıntı ya da özgün yazıları sitemize yükleyebilirsiniz. Üyelerimizin, "Videolar" bölümümüz- den, sitemize video yüklemesi de mümkündür.



Yazılara ve videolara yorum eklemek, değerlendirme puanı vermek için üye ya da kayıt olmanız gerekli değildir.

Kullanıcı Menüsü

Anket

AKP'nin anayasa değişikliğine neden 'Hayır' diyorsunuz?
 

Ayın Sorusu

Marx'ın 1871 Paris Komünü'nü değerlendirdiği eserin adı nedir?
 

Bulmacalar


Aktüel/Kısa Yazılar:
Anasayfa AKTÜEL/KISA YAZILAR Lenin’i Lenin Yapan Neydi?
Lenin’i Lenin Yapan Neydi? Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 
Aktüel/Kısa Yazılar Bölümü - Aktüel/Kısa Yazılar Kategorisi
Çarşamba, 17 Şubat 2010 23:40

Melih Güven

Lenin'in, politik mücadelesinde iktidar perspektifini her daim korumasına vurgu yapılan yazıda, Marksizm'in Marksizm-Leninizm'e gelişmesinde temel olarak hangi katkıların yapıldığına değiniliyor.

  

İnsanlık, tarih boyunca, pek çok aydın, ilerici, devrimci görmüştür kuşkusuz. Romalı köle Spartaküs, Ortaçağ karanlığına ışık yakmış Jean Jacques Rousseau, gerilla Che Guevara ve daha nicesi… Hepsini önemli yapan, hepsini özel kılan bir çok yön vardır. Kişisel özellikleri, sağlam duruşları ve yiğit mücadeleleri bugün hala değerlidir. Ancak günümüzden baktığımız zaman, hepsinin yöntem ve kuramlarının bugün uygulanabilir olmadığını görmek gerekiyor.

Devrimcilik basma-kalıp düşünceleri reddetmektir, değişime inanmaktır, her şeyin her an hareket halinde olduğunu bilmektir; bu devrimciliğin ilk dersi sayılabilecek, diyalektiğin en temel kurallarından biridir. Mücadele biçimleri değişebilir, toplumun algıları, ihtiyaçları değişebilir, toplumu kuşatan ideolojik hat değişebilir, bunların hepsine karşı, devrimcilerin yeni yöntemler bulması gerekir. Daha önceki yöntemleri elbette bir kenara atmadan, onlardan yararlanarak ama onları güncelleyerek…

Bugün 21.yüzyıl Türkiye’sinde bir devrimci mücadeleden söz edeceksek, bunun Türkiye’deki sınıf mücadelelerin tarihinden ve mücadele birikimden olduğu kadar, uluslar arası devrimci-komünist birikimden de yararlanması gerektiğini söylemek durumundayız. Uluslararası sınıf mücadelesinden de dersler çıkartmak zorundayız. İşte tam bu noktada değinmeden geçemeyeceğimizi düşündüğüm devrimci, ilk sosyalist devletin mimarı, V. İ. Lenin’dir. Bu noktada soracağımız soru ise şudur: Lenin’i farklı yapan neydi?..

Kişisel özelliklerinden öte, Lenin’in Marksizm’e kazandırdığı önemli yeniliklere değinmek gerek. Lenin’in getirdiği yenilik örgüt teorisinde ve emperyalizm teorisinde odaklanır. Lenin, Batı Avrupa tipi parlamenter örgütlenmenin değil, gerektiğinde dar ama profesyonel bir devrimci kadronun, işçi sınıfını devrime taşıyacağına inanıyordu ve bununla ilgili yazdığı makaleleri “Ne Yapmalı”da ortaya koydu. “Ne Yapmalı” yazıldığı tarihte Rusya’daki Menşeviklere ve Ekonomistlere ilişkin olsa da evrensel bir karakter göstermiş ve dünya üzerinde Leninist mücadele tarzını benimsemiş örgütlerin el kitabı olmuştur; bu anlamda “Ne Yapmalı” bir Bolşevik Manifesto sayılabilir. (1)

Lenin’in teorisinde değinilmesi gereken ikinci bir önemli nokta da, “emperyalizm çağı” teorisidir. Lenin sermayenin tekelleştiğine ve burjuvazinin artık bir uluslar arası sınıf olarak birlikte hareket ettiğine dikkat çekmiştir. Burjuvanın ilerici görevlerinin burjuva devriminden hemen sonra bittiğini vurgulamıştır.

‘’Lenin’in emperyalizm kuramının en önemli noktalarından biri emperyalizmin geçici bir yönelim ya da salt iktisadi bir yoğunlaşma değil, yeni çağın temel niteliği olarak görülmesidir. Bu nedenle “emperyalizm çağı” tanımlaması önemlidir. Tanımlamadaki “çağ” vurgusu, aynı zamanda, sosyalist mücadeledeki bazı kabullerin geçersizleştiğine işaret etmektedir. Bunlar arasında en önemlisi ise burjuvazinin ilerici-devrimci karakterini yitirmesidir.’’ (2)

Rusya’da 1917 Şubat’ında gerçekleşen burjuva devriminin üzerinden bir yıl bile geçmeden sosyalist devrimin patlak vermesini, Lenin’in burjuva devrimini iyi tahlil etmesinde ve hemen harekete geçmesinde aramak gerekiyor.

Lenin özel bir devrimciydi, ilkelerinden asla taviz vermezdi, ancak devrim için hiçbir fırsatı kaçırmayacak kadar açıkgözlüydü. 1917 Nisan’ında yaptığı “Gelin daha şimdiden öğeleri Bolşevizmin en iyi unsurları tarafından yaratılmış bir Komünist partisi kuralım” (3) açıklaması, Bolşevik kadrolarda soğuk duş etkisi yaratmıştır. Lenin “durup dururken” partiyi yeniden kurmayı teklif ediyordu. Peki durup dururken mi?..

1917 Nisan’ından bakarak Ekim Devrimi’ni görebilenlerin sayısı –Bolşevik parti içinde dahi- sınırlıydı. (4) Lenin bunu görüyordu ve buna uygun hareket ediyordu, Bolşevik kadrolar bu yeni ‘’açılımdan’’çekiniyorlardı. Yıllarca mücadele ettikleri, ilkelerini ortaya koydukları siyaset tarzını değiştirmeyi akıllarına getiremiyorlardı. Hatta Lenin’in can yoldaşı Krupskaya bile “korkarım delirmiş görünüyor” diyordu. (5) Lenin kısaca “zaman geldi” diyordu ve kadroları hareket etmeye zorluyordu; bunu yaparken çoğu kez kadroları harekete geçirmek için kişisel otoritesini ve saygınlığını ortaya koyuyordu. Lenin “tarihsel fırsatı” kaçırmamak için akıl almaz derecede hiddetli davranıyordu. Bu açılımının sonunda başarıya ulaşmamış olsaydı bugün, büyük lider, devrimci olarak değil, çok farklı anılıyor olabilirdi.

‘’Elbette geçmiş birikimlerine güvenmeseydi, Lenin’in daha az iddialı veya bugün bizim tarihsel açıdan ‘’kuyrukçu’’olarak adlandıracağımız bir stratejiye daha yakın düşebilirdi. Ancak Lenin cüretli adımlar olmaksızın belli riskler almaksızın hiçbir zaman “hazır” olunamayacağını bilecek kadar gerçekçiydi. Bu nedenle Bolşeviklerin yoğunlaşmış bir dönemin sıçratıcı ama aynı ölçüde yıpratıcı zenginliğinde devrimi kurtarabileceklerini, bunun dışındaki her türden alternatifin hem devrimi, hem de Bolşevizmin onca yıllık kazanımını ortadan kaldıracağını hissetti.’’ (6)

Lenin tarihsel dayanağına ve sezgilerine güveniyordu ve o açıkça iktidarı istiyordu. Bu riski almasının altındaki temel neden de buydu.

“Her devrimin temel sorunu, iktidar sorunudur. Bu sorun aydınlatılmadıkça devrimde kendi rolünü bilinçli bir biçimde oynamak ve hele devrimi yönetmek söz konusu olamaz.” (7)

“Eğer bir toplumda, devrim ve toplumsal değişim için koşullar olgunlaşmışsa, ama bu toplumsal değişimi gerçekleştirecek bir güç yoksa, o toplum için için çürümeye başlar.” (8)

Lenin, Rusya’nın geri kalmışlığını bahane edip geri çekilmedi, hatta bunu bir koz olarak kullandı; geri kalmış Rusya’nın diğerlerini yakalaması değil geçmesi gerekiyordu. Lenin bundan yararlandı. Troçki’nin güzel anlatımıyla:

“Fransa nasıl Reform’un üzerinden atlamışsa, Rusya’da saf biçimiyle demokrasinin üstünden atlamıştır.” (9)

Marksizm’in yanına Leninizm’i alıp “Marksizm-Leninizm” şekline dönüşmesinin altında yatan temel neden -kısacası Lenin’i Lenin yapan neden- bu büyük devrimcinin iktidar algısı ve inadıdır. Lenin burjuva devriminin hemen ertesinde “burjuvaları desteklemeyi” önerenleri de karşısına alıp, burjuvaziye acımadan vurmuş ve yere çarpmıştır.

   

Dipnotlar:

 

1-) Türkiye Komünist Partisi’nin sitesinin parti okulu bölümünde, Marksist klasiklere bugünden bakarken dizisinde yer alan bir makalenin başlığındaki ifadedir.

2-) Gelenek dergisi Sayı:107, Soyer Can, Ekim Devrimi için bir kılavuz denemesi

3-) Lenin’den aktaran - Okuyan Kemal ‘’Ne Yapmalıcılar’’ Kitabı sf.129, 5.Baskı, Yazılama Yayınevi, İstanbul 2008

4-) Bunlardan birinin partinin genç kadrolarından, daha sonra Savunma Bakanlığı da yapmış olan Molotov olduğuna değinmeden geçemeyeceğim.

5-) Liebman’dan aktaran - Okuyan Kemal, a.g.e., sf.130

6-) Okuyan Kemal, a.g.e., sf.130

7-) Lenin, Nisan Tezleri ve Ekim Devrimi, Nisan 1917

8-) V.I.Lenin’den aktaran Orkunoğlu Yener, Türkiye’de Rejimin Çürümesi, Atik Haber Merkezi: http://www.atik-online.net/2009/12/10/turkiyede-rejimin-curumesi/

9-)Troçki Lev, ‘’Rus Devriminin Tarihi - Şubat Devrimi: Çarlığın Devrilmesi, 1.Cilt, Çeviren: Bülent Tanatar, İstanbul, Yazın, 1998, s.255

 

Yorumlar  

 
#1 MB 2010-03-13 18:24
Lenin'in sıradan bir birey olmadığı ortada... Örneğin, hukuk fakültesini yaklaşık olarak 1 yılda bitiren bir adam, nasıl sıradan olsun. Bir marksolog değildi Lenin, Marksistti... Marksizm sosyalist devrime giden yolda kılavuz edinilecek bir teori. Lenin'in o zamanki adıyla Rus sosyal-demokrasisinin şekillenmesinde ki ve daha sonra izleyecekleri politik hattın oluşmasındaki bireysel katkıları önemlidir ve yadsınamaz. Gelişmelerin değerlendirilme si, uygun politik adımların atılmasında, Lenin'in öncü bir rolü bulunmaktadır. Fakat bunlar, onun fetişleştirilme sinin doğru olduğu anlamına gelmez. Lenin'in ve diğer bolşeviklerin içerisinde devindiği nesnel koşullar, partilerinin örgütlenme tarzını, politikalarını, eylemlerini ve düşüncelerini belirleyen genel bir zemin oluşturur. Bu zeminin çizdiği sınırlarda, öznel unsurun hareket ettiği unutulmamalıdır . Leninizm'i bir şablon olarak benimsemek de doğru olmayacaktır. Sosyalist iktidar perspektifinin atılacak politik adımlarda korunması, Marksist teorinin politik mücadelede kullanımı, emperyalizm çözümlemesi ve devamı... Bu ve diğer başlıklarda evrensel kazanımlara yol açtılar. Fakat bana göre, Lenin'i bolşevik örgütlenmeden soyutlayıp ele almak doğru olmaz. Çarlık Rusyasında karınca gibi çalışan bolşevik devrimcilerden ve onların örgütlerinden ayrılıp ele alınacak bir Lenin portresi sağlıklı olmaz. Kanımca Lenin'i Lenin yapan salt onun bireysel özellikleri değildir. Tarihsel/toplumsal koşullar bir yana, bolşevik örgütlenmenin varlığı, çalışma stili, örgütsel işleyiş, Lenin'in formasyonunda önemli olmuştur. Yoksa "bir dahiydi, iyi bir hatipti, iyi bir önderdi" türünden bireysel üstün özelliklerle Lenin'i anmak doğru olmayacaktır. Lenin iyi bir sosyalistti. Kanımca politika yapmak ve iyi bir sosyalist olmak için, bireysel "parlak çocuk" özelliklerine sahip olmak gerekmez ya da gerekmemeli. Ne özgüven, ne zeka, ne iyi hitabet yeteneği filan, ne de kahramanca özelliklere sahip olunması gerekir. Sağlam bir örgütsel yapınız olsun, kollektifin sağlıklı işlesin yeter. Marksist teori yolunuzu aydınlatacaktır , zaten. Uzatmayayım; Lenin kanımca bir örgütün adamıdır, parlak özellikleriyle ön plana çıkan bir birey değil. Örgütüne müdahale eden ve ondan beslenen, mücadeleci bir kadro... Hiç de öyle yep yeni, üstün insan filan değil, mücadele içerisinde gelişen mücadeleci bir devrimci... Günümüzün sosyalist geçinen aydıncıklarında n biri değil; yıllarca hiç bir mücadelenin içerisinde bulunmasa da, saygı duyulan "sosyalist" üniversite hocalarına benzemeyen bir komünist...
Alıntı
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile


bottom
top

En Çok Görüntülenenler

Son Yazılar

Seçki

Ziyaretçi Dağılımı


Günlük Coğrafi Dağılım


İçerik Tıklanma Sayısı

İçerik Tıklama Görünümü : 57707

Kimler Sitede

Şu anda 30 konuk çevrimiçi
feed-image Yazı Aboneliği
< Şubat 2010 >
Pz Sa Ç Pr Cu Ct Pz
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28

bottom

2009 - MAR . Sitemizdeki orijinal yazılar kaynak gösterilerek kullanılabilir.

Internet Explorer kullanımında sitemizin görünümünde bozulmalar oluşmaktadır. Firefox kullanımında bu sorun yaşanmamaktadır.

Powered by Olark

MAR araç çubuğunu buradan da indirebilirsiniz. MAR araç çubuğuna tıkla, indir, kullan!.. soL haber portalı, haberveriyorum.net, insanokur.org, tankitabevi.com ve siyasetkahvesi.com'dan haber/yazı akışlarını içerir.